|
ÇOCUKLARIMIZ ŞİŞMANLAMASIN !!
Ülkemizde çocuk şişmanlığı oranı diğer ülkelerde olduğu gibi hızla artmaktadır. Gelişmiş ülkelerde çocuk ve ergenlerde şişman olma sıklığı %25'lere kadar çıkmaktadır.Yapılan bilimsel çalışmalar, 5 yıl sonra çocuk şişmanlığı oranlarının 2-3 kat artacağını göstermektedir. Bu hızlı artış ancak; şişmanlık tanısının konulması, şişmanlıktan korunma yollarının öğrenilmesi ve bilimsel tedavi yollarının uygulanmasıyla önlenebilir.
Çocuk ve ergenlerde şişmanlık nasıl saptanır?
Şişmanlık;yağ dokularında aşırı miktarda yağ birikmesi anlamına gelir.VKİ(vücut kütle indeksi)çocuktaki yağlanmayı gösteren bir değerdir(VKİ: ağırlık,kg/ boy2,m)VKİ yaşa ve cinsiyete göre hazırlanmış VKİ persentil eğrileriyle değerlendirilir.Buna göre VKİ'si 85 üzerinde olanlar şişman,VKİ'si 95 üzerinde olanlar obez olarak tanımlanmaktadırlar.VKİ'si 5-85 percentil arası normal çocuk olarak kabul edilir.Bunun dışında bilgisayarlı vücut analizi aletleriyle yağ yüzdesi saptanabilir ve standart cetvellerle değerlendirilir veya çocuklar için hazırlanmış bel çevresi standartları kullanılabilir.
Çocukları şişmanlıktan nasıl koruyabiliriz?
İnsan vücudundaki yağ hücre sayısının arttığı bazı kritik dönemlere dikkat etmek gerekir.Bu dönemler gebeliğin son iki ayı, doğumdan sonraki ilk 18 ay, okul öncesi yaşlar(5-7 yaş) ve ergenlik dönemidir. Ergenlik döneminden sonra yağ hücreleri sayısı artmaz bunun yerine aşırı beslenmeyle hacim olarak büyümeye başlarlar.Yağ hücre sayısının hızlı arttığı bu kritik dönemlerde aşırı beslenme ve hareketsizlik çocuklarda yağ hücre sayısının gerekenden fazla artmasına ve gelecekte şişman yetişkinler olmalarına zemin hazırlar.Ergenlik dönemine şişman girmek ya da bu dönemde aşırı kilo alımı ya da alınan kiloların verilmemesi ileri yaşlarda obeziteyi ve obezitenin getirdiği sağlık sorunlarını kaçınılmaz yapabilir..
Görüldüğü gibi şişmanlıktan korunma annenin hamilelik döneminde başlar, ergenliğinin sonuna kadar devam eder
ve sonra yaşam boyu kazanılan sağlıklı yaşam tarzı
alışkanlıklaryla daha kaliteli ve uzun bir ömür sağlanır.
Yeni doğanlarda anne sütüyle beslenme, daha büyüklerde ise hızlı gelişme ve büyümeyi karşılayacak yeterli kalori, dengeli besin ögeleri içeren bir beslenme tarzına alışma, aktif ev içi ve sokak oyunları ve daha büyük yaşlarda spor aktiviteleriyle özendirilme şişmanlıktan koruyucu olabilir.
VKİ'si 85 üzerinde olan çocuklar her sene ağırlık, boy, VKİ persentilleriyle takip edilmeli ve obezitenin yaşamın her anında karşımıza çıkacağı unutulmamalıdır.
Çocuklar neden şişman olurlar?
-Genetik faktörler ; Anne ve baba şişmansa çocuğun şişman olma riski %80, sadece birisi şişman ise bu oran %50, ikisi de şişman değilse bu oran %9 olarak bulunmuş
-Fiziksel aktivite azlığı; Tembellik,spor yapmama, uzun süre tv seyretme ve bilgisayar başında kalmak.
-Sağlıksız yeme alışkanlıkları;Yüksek kalorili, yüksek yağlı besinler tüketmek, aç olmadan yemek, ders çalışırken veya tv seyrederken atıştırmak.Yapılan çalışmalarda şişman çocukların sebze, meyve ve posalı besinleri az tükettiklerini, yağlı, şekerli, kolalı içecekleri ise daha çok tükettiklerini saptanmıştır.Ailenin beslenme alışkanlıkları çocukta beslenme modeli oluşturur..Çocukluk döneminde kazanılmış doğru yeme alışkanlığı yetişkin dönemde de devam eder .
-Tıbbi sorunlar; Düşük doğum ağırlıklı bebek olmak veya annenin gebeliğin ilk aylarında yetersiz beslenmesi, gebelikte aşırı kilo alımı ve annenin şeker düzeyinin yükselmesi, troit bezi yetersizliği, böbrek üstü bezi sorunları, kortizon kullanımı, bazı antidepresan ilaçlar vb.
-Psikolojik Nedenler;Aile içindeki huzursuzluklar, okulda başarısızlık, arkadaş ilişkilerindeki sorunlar, özgüven eksikliği, kişilik bozuklukları, depresyon vb sorunlar..
Çocuklarda şişmanlık ne gibi sorunlara yol açıyor?
Yetişkinlerde olduğu gibi çocuk ve ergenlerde de şişmanlıkla beraber ortaya çıkan bazı sağlık sorunları vardır.Bunlar;diyabet, kolesterol ve trigliseritin yükselmesi, damar sertliği, hipertansiyon, çarpıntı, pankreatit, karaciğer yağlanması, ortopedik sorunlar, solunum problemleri, horlama, uyku apnesi, astım, reflü, safra taşı,mide sorunları,erken puberte, yumurtalık kisti, ciltte koyulaşmalar ve psikolojik sorunları(benlik saygısının azalması,utanma,sosyal uyumsuzluklar,okulda başarısızlık,anorexia,bulimia vb )dır.
Şişman çocuk nasıl tedavi edilir?
Şişman olduğunu düşündüğünüz bir çocuğunuz varsa, öncelikle bir çocuk doktoru tarafından veya bu konuda uzman bir çocuk diyetisyeni tarafından büyüme ve gelişmesi kontrol edilmeli,tercihen bir çocuk endokrinoloğu tarafından gerekli biyokimyasal tetkikleri istenmeli , gerekirse uygun ilaç ve diyet tedavisine başlanılmalıdır.Tedavi ekibinde mutlaka bir çocuk doktoru(çocuk endokrinolojisi uzmanı) ve bu konuda uzman bir diyetisyen olmalıdır.Gerekirse bir çocuk psikiyatrından veya bir pedagogdan destek alınmalıdır.
Tedavinin ana hedefi çocuğun özgüvenini sağlamak, bulunduğu kiloyu korumak veya zayıflatmak veya kilo alım hızını azaltmak ,bel çevresini inceltmek, tüm ailenin sağlıklı yaşam şekli alışkanlıklarını ve beslenmeyle ilgili bilgilerini artırmak olmalıdır.
Çocuklar da zayıflama diyeti uygulayabilir mi?
Evet uygulanabilir.VKİ'si 85-95 arası olanlar şişmanlık riski olan çocuklardır.Bu çocuklarda eğer şişmanlığın yarattığı sağlık sorunları yoksa bulundukları ağırlık
korunmalı,sağlık sorunu meydana gelmişse zayıflatılmalıdırlar.
Eğer çocuk 95 persentilin üzerindeyse şişman demektir.Şişman olan
küçük çocuklarda kilo korunmalı,ergenler zayıflatılmalıdır. Zayıflama diyetinin kalorisi çocuğun ihtiyacı olan kalorinin %30'undan daha eksik olmamalıdır.Aşırı kalori kısıtlaması ilerideki yaşlarda tekrar kilolu olma durumunu veya gelişim bozuklukları meydana getirebilir.En önemli diyet önerisi yağ alımının uygun oranlarda hesaplanmasıdır.Diyet yağının enerjiden gelen oranı %20-
30'uu geçmemelidir.Posa miktarı yaş+5 formulüyle hesaplanmalı,tuz ve şeker tüketimi kısıtlanmalı,günde en az 5 sebze-meyve porsiyonu tüketmeleri sağlanmalı,yüksek yağlı,şekerli besinlerden gazlı içeceklerden uzak durmalıdırlar.
Tedavide çocuğun yaşına ,kilosuna ve sağlık hikayesine uygun bir beslenme ve aktivite programı planlanıp uygulanır.Doktoru tarafından gerek görülen çocuklarda ilaç tedavisi başlanabilir.
Uzm.Dyt.Canan Uysal
Çocuk-Ergen-Yetişkin Beslenme ve Diyet Uzmanı
www.cananuysal.com
Tel:0212 343 1990-91
2007-Ocak
NİŞANTAŞI LIFE/2005/Uzm.Dyt.Canan Uysal
26.Mart.2008 Salı
Uz. Dyt. Canan Uysal, CCN TÜRK Televizyonu' nun "Başakkent Akşemseddin İlköğretim Okulu" nda çekilen "Farkındamısınız" Programı'nın "Çocuk Obezitesi" konusunda düzenlediği çekime davet edilmiş ve Muhabir Başak Çubukçu Sulanç'ın bu konudaki sorularını yanıtlamıştır.
Çocuklarımızın Boyları Uzuyor
(www.sagliginsesi.com)
İstanbul Üniversitesi İstanbul Tıp Fakültesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Anabilim Dalı Sosyal Pediatri Bilim Dalı ve Çocuk Sağlığı Derneği işbirliğiyle Türk çocuklarının ilk 5 yaştaki güncel büyüme standartlarının belirlendiği bir araştırma gerçekleştirdi. Buna göre yaklaşık 30 yıl öncesine göre 5 yaşındaki Türk çocuklarının boyu erkeklerde 0.9 cm, kızlarda 1.1 cm daha uzun bulundu.
İstanbul Üniversitesi İstanbul Tıp Fakültesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Anabilim Dalı Sosyal Pediatri Bilim Dalı Başkanı ve Çocuk Sağlığı Derneği Yönetim Kurulu üyesi Prof. Dr. Gülbin Gökçay ile dernek başkanı Prof.Dr Olcay Neyzi bugün düzenlenen basın toplantısında araştırmanın sonuçlarını açıkladı.
Prof. Dr. Gülbin Gökçay, halen 30 yıl önce yapılan yerel değerlere göre değerlendirilen Türk çocuklarının bu araştırmadan sonra güncel verilerle, daha sağlıklı bir büyüme standartlarına kavuşacağını söyledi.
Türk çocuklarının yeni standardını oluşturan çocukların büyük bir kısmının orta gelir düzeyinde, doğumdan itibaren altı ay yalnız anne sütü ile beslenmiş, iki yaşında kadar emzirilmeleri desteklenmiş, gerekli vitamin destekleri yapılmış, aşıları yaşına uygun eksiksiz yapılmış çocuklar olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Gülbin Gökçay, "Araştırmamız böyle bir güvenlik ağı içinde yetiştirilen çocukların, yüzyılın eğilimini yaşadıklarını, diğer bir deyişle büyüme gelişme kapasitelerinin tamamını en iyi biçimde kullanabildiklerini göstermektedir"dedi.
Prof. Dr. Gülbin Gökçay, elde edilen sonuçların, Türk çocuklarının 1978 yılına ait değerleri yanında İsveç ve ABD'de yaşayan çocukların güncel değerleri ve Dünya Sağlık Örgütü tarafından oluşturulan büyüme eğrileri ile de karşılaştırıldığını belirtti. Gökçay şöyle devam etti:
"Yaklaşık 30 yıl öncesine göre beş yaşındaki Türk çocuklarının boyu erkeklerde 0.9 cm, kızlarda 1.1 cm daha uzun bulundu. Vücut ağırlığı açısından kızlar 30 yıl öncesine göre 220 gr daha ağır, erkekler 160 gr daha hafif bulundu.
Üçüncü aydan itibaren çocukların boyu eski Türk çocukları standardına, ABD ve İsveç çocuklarınınkine göre daha uzun idi. Üç yaşına doğru İsveç çocukları öne geçmektedir. İlk beş yaşta eski Türk standartlarına ve ABD standartlarına göre çocuklar 0.5-1.8 cm daha uzun bulundu.
Yeni ve eski Türk çocukları standartları benzerdi. Özellikle altı aydan sonra Türk çocuklarının baş çevreleri Dünya Sağlık Örgütü değerleri, ABD ve İsveç çocuklarınınkinden belirgin büyük bulundu. Bu fark 0.8-1 cm kadar olabiliyordu.
İlk altı ayda yeni standartlara göre çocukların vücut ağırlığı eski Türk çocukları standardına, ABD ve İsveç standardına kıyasla daha fazla. Bu fark ortalama 200-400 gram idi. Yeni standartlara göre 1-2 yaş arası vücut ağırlığı, eski Türk çocukları standardına, ABD ve İsveç çocuklarınınkine göre biraz düşmekte, ancak iki yaşından sonra İsveç çocukları dışında yüksek seyretmektedir. Bu bulgu, çalışma grubumuzda tek başına anne sütü ile beslenme oranının daha yüksek olmasıyla açıklanabilir. "
İŞTE O ARAŞTIRMADAN KISA BİLGİ NOTLARI;
- Kesitsel tipteki araştırmada düzenli olarak Sağlam Çocuk Kliniği'ne kontrole getirilmiş toplam 4493 çocuğa ait 19523 ölçüm değerlendirildi.
- Orta-üst sosyo-ekonomik sınıftaki ailelerin çocukları:
o Sekiz yılın üzerinde eğitim almış anne oranı % 62.8
o Annelerin % 36'sı çalışıyor
o Çocukların % 62'si tek ve ilk çocuk
-Standartların oluşturulmasında LMS olarak tanımlanan özel bir yöntem kullanıldı.
-Çocukların 2391'i erkek ve 2102'si kız idi.
-Çocukların % 62 sinin 4 aylığa kadar, % 26.6 sının 6 ylığa kadar tek başına anne sütü ile beslenmiş oldukları saptandı.
- Çocuk başına ortalama ölçüm sayısı 8.3 ± 3.6 idi.
-Bir aylık erkek bebekler aynı yaştaki kız bebeklerden 0.9 cm uzun, 290g daha ağır, baş çevreleri ise 0.8 cm daha büyük idi. Beş yaşındaki erkek çocuklar kızlardan 1.3 cm daha uzun, 120 g daha ağır idi.
-Doğumdan itibaren vitamin desteği yapılmış ve eksik aşısı olmayan çocuklar:
o Bir yaşında tam aşılı çocuk oranı: % 100
o D vitamini eksikliği saptanan çocuk oranı: % 1
o Kansızlık görülen çocuk oranı: % 18.3
www.sağlıginsesi.com
Adolesanlarda Obeziteye DİKKAT
www.sagliginsesi.com
"....Bir çalışmada sosyokültürel seviyesi yüksek bir okulda obezite sıklığı yüzde 19 , sosyokültürel seviyesi düşük olan başka bir okulda ise sıklık yüzde 4 olarak bulundu"
Obezite, gelişmiş ülkelerde hızla büyüyen bir halk sağlığı sorunudur. Tek bir hastalık olarak kabul edilmemesi gerekiyor. Genetik, metabolik, davranışsal bozuklukları içeriyor.
Bütün dünyada artan bir prevalansa sahiptir. Çocukluk çağı obezitesinde 1990’lardan sonra dramatik artış dikkati çekmekte ve gelişmiş ülkelerde çocukların her yıl yüzde 1'i fazla kilolu gruba katılıyor . Adolesan döneme obez girenlerin yüzde 50'sinin erişkin dönemde obez olması, erişkin dönemde morbidite ve mortalitenin artması konunun önemini ortaya koyuyor.
Yaptığımız bir çalışmada sosyokültürel seviyesi yüksek bir okulda obezite sıklığı yüzde 19 bulunurken, sosyokültürel seviyesi düşük olan okulda ise sıklık yüzde 4 olarak saptandı .
Çocukluk çağındaki bu artışa paralel olarak tip 2 diyabet, metabolik hastalık tablosu, hipertansiyon gibi erişkin problemleri çocuk ve adolesanlarda da görünür oldu.
Tüketilenden fazla enerji alınması obezitenin başlıca nedenidir. Altta yatan başka hastalığın olmadığı olgularda eksojen obezite olarak adlandırılır ve çoğunluk bu gruptur. Eksojen obezite kalori alımı ile kullanımı arasındaki dengesizlik sonucu ortaya çıksa da, etyolojide çeşitli faktörler etkilidir. Bu faktörler genetik, yaş, cinsiyet, beslenme alışkanlıkları, fiziksel aktivite ve sosyoekonomik kültürel düzey olarak sayılabilir.
Adolesan dönemi vücut yapısında ve ölçülerinde büyük değişikliklerin olduğu bir dönemdir. Bu nedenle de bir çok araştırmacı pubertenin obeziteye katkısına odaklanmıştır. Ancak hangi yaşta puberte başlarsa obezite nedeni ya da sonucu olur sorusu hala tartışmalıdır. Puberte öncesi yüksek vücut kitle indeksi (VKİ) ve diğer erken çocukluk yağlanma belirteçleri erken maturasyon ile ilişkilidir.
Örneğin bir çalışmada 5 yaş öncesindeki fazla vücut yağı ve 59 yaş arası da fazla yağ dokusu artışının somatik gelişimde hızlanmaya neden olduğu gösterilmiştir.
NICHD grubunun ileriye yönelik çalışmaları 3 yaştaki yüksek VKİ z skoru ve 37 yaş arasında ki z skorundaki artış hızının puberteyi erken başlattığını göstermiştir.
Bütün bu çalışmalar uzmanların pubertenin yağlanmaya neden olduğu kaygılarından uzaklaştırıcı verilere sahiptir. Hızlanmış somatik gelişimin göstergelerinden biri de kemik yaşı ileriliği olup,erken yaşta yağlanmanın reboundu ile de ilişkilidir. Süt çocukluğu ve erken çocukluk dönemi hızlı büyümesi adolesan obezitesi ile sonuçlanabilmektedir.
Buna karşın, erken gelişimin obezite ile sonuçlanacağına dar kanıt yoktur. Ancak post pubertede anlamlı yağ kitlesi artışı da gösterilmiştir. Yapılan bir çalışmada 11 yaşından önce menarş olan kızların genç erişkin olduklarında obez olma riskleri 2 kat fazla bulunmuştur. Ancak bu hastaların puberte öncesi kayıtları yoktur.
Norveç'te yapılan bir çalışmada özellikle erken menarş olan kızlarda, geç adolesanda fazla kiloluluk riski yüksek bulunmuştur. Bununla birlikte bu kızların erken çocuklukta bel çevrelerinin yüksek olduğu konusundaki veriler ise kısıtlıdır. Benzer ilişki erkek adolesanlarda yoktur.
Adolesan döneminin fazla kilolu oluş açısından kritik dönem oluşunun nedeni diğer obezitojenik risk faktörlerinin prevalansının yüksek oluşundan da olabilir.
Adolesan dönemi “pupy-fat” olarak adlandırılan yağın kaybedildiği dönemdir. Uyku süresi son zamanlarda adolesan ve çocukluk dönemi fazla kilolu oluş riskleri arasında tanımlanmıştır. Kısa uyku süresinde leptin ve ghrelin düzeylerinin azalmasının buna neden olan mekanizma olduğu öne sürülmektedir.
Sanki pubertedeki hızlı büyüme adolesan döneminde fazla kilo alımını engelleyebilir gibi dursa da, çeşitli sosyal faktörler adolesan obezitesine katkı yapmaktadır.
Obeziteden korunma, çocukluk obezitesi adına sağlıksız beslenme ve egzersiz alışkanlıklarını sağlıklı davranış biçimleri ile değiştirme prensibine dayanır. Gelecekteki erişkin kronik hastalıklardan korunma küçük çocuklarda obezite başlamasını önlemeye bağlıdır. Bu durum konu ile ilgili uzmanların birincil hedefi olmalıdır.
Poliklinik koşullarında hekimlerin kısıtlı zaman ve kaynaklar nedeniyle obez genç ve çocukları değerlendirilmeleri, onları ve ailelerini organize edebilmek ve kilo alımını azaltabilmek daha fazla hareket hastayı yönlendirebilmek için hızlı ve kanıta dayalı bilgilere gereksinimini vardır.
Hızlı beslenme, bilgisayarlar ve DVD' ler dünyasında bütün bunları yapabilmek hiç de kolay değildir. Bütün bunların yanında fazla kilonun ve obezitenin neden olduğu glukoz intoleransı, uyku apnesi, astım, PKOS, femur başı epifiz kayması, gastroözafagial reflü, yağlı karaciğer, kabızlık, hipertansiyon, dislipidemi gibi tablolar açısından da hastanın değerlendirilmesi gerekmektedir.
Metabolik sendromun tedavisinde temel yaklaşım insülin direncinin düzeltilmesidir. Bu amaçla günde 30-40 dakika egzersiz yapılması yaşam farzı değişikliklerinin başlatılması gerekmektedir. Çocuklarda kullanımı onaylanan metformin tedavide bir seçenek olarak kabul edilmektedir.
Bütün bunlar göz önüne alındığında çocukluk obezitesinin engellenmesi adolesan obezitesinin engellenmesinin de temel kaynağını oluşturmakta olup, ulusal olarak devlet ve özel sektörün birlikte çalışması gereken bir durumdur.Ayrıca tedavisinde okul ve aile işbirliği gerekmektedir. Tıbbi açıdan da disiplinler arası yaklaşım yapılmalıdır.
Yazan:Prof.Dr. Merih BERBEROĞLU
Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Çocuk Endokrin Bilim Dalı
KAYNAKLAR
1.Kerbs NY. Hilmes JH, jacobson D, Niclas TA et al. Assesment of child and adolescent overweight and obesity. Pediatrics 2007; 120: 5193219.
2. Spear BA. Barlow S, Ervin C, Ludwig BE. Et al. Recommendations for trealment of child And adolescent overweight and obesity, Pediatrics 2007;120: 25488
3.Adair SL.Child and adolescent obesity: epidemiology and developmental perspectives. Physiology &behavior 22:epub ahead of print. 2007.
4.Kimm SY, obarzanek E, Barton BA. Astonce CE et al. Race, socioeconomic ststus and Obesity in 910 year old girls; the NHCBI growth and health study. Ann Epidemiol 1996;6:26675.
5.Berberberoğlu M.Evliyaoğlu O, Adıyaman P, Öçal G, Ulukol B, Şimşek F, Şıklar Z, Törel A, Özel D, Akar N,Pilasminogen Activator inhibitor-1 (PAL-1) gene polymorphism (-675 4G/5G) associated with obesity and vascular risk in children.J Pediatr Endocrinol Metab. 2006; 19: 741-48.
|